
Derya, İstanbul’un kalabalığından kaçıp Şile escort sade sokaklarına sığındığında henüz yirmi yaşındaydı. Omuzlarına yaşından çok daha ağır yükler binmişti; ailesinden kopmuş, zorluklar içinde ayakta kalmaya çalışırken toplumun sert yargılarıyla yüzleşmek anal zorunda kalmıştı. Fakat bir gün, kendine küçük de olsa bir şans tanımak için Şile escort gitmeye karar verdi. “Belki burada yeniden başlarım,” diye düşündü.
Şile’nin kış akşamları ağırdır. Rüzgâr, boş sokaklarda uzun uzun uğuldar, fenerlerin ışığı bile ürkek yanar. Derya’nın kaldığı küçük pansiyon da böyle bir gecenin sabahında ona biraz daha soğuk gelmişti. Elindeki götten çay bardağının buharı yüzüne çarparken, “Bugün en azından iş arayacağım,” diye kendine söz verdi. Geceleri yaşadığı kaygılar, gündüzleri de peşini bırakmıyordu ama artık kaçmak değil, değişmek istediğini hissediyordu.
Kasabanın merkezindeki balıkçı barınağına doğru yürürken, yol kenarında tezgâhını düzenleyen genç bir kadın dikkatini çekti. Tezgâhta el yapımı takılar, bileklikler ve küçük ahşap süs eşyaları vardı. Tezgâhın sahibi, Ela adında güler yüzlü bir kadındı. Derya tereddüt ederek yaklaştı, ürünleri inceledi ve Ela’nın dostça yaklaşımı sayesinde kucaktan inmeyen sohbet etmeye başladı. Ela, onun tedirginliğini hemen fark etmişti ama hiçbir şey sormadı. Sadece “Eğer istersen bana yardım edebilirsin, işler çoğu zaman tek başıma yetişmiyor,” dedi.
Derya şaşırmıştı. Bu kadar kolay, bu kadar içten bir teklif beklemiyordu.
“Ben… elimden geleni yaparım,” diyerek kabul etti.
İlk gün, Derya’nın hayatında uzun süredir hissetmediği bir duygu uyandırdı: değerli hissetmek. Tezgâha ürün yerleştirdi, rafları düzenledi, Ela’ya yeni fikirler sundu. İş, ona ağır gelmiyor; aksine, elleri çalıştıkça içi hafifliyordu. Şile vip escort dalgalarının sesi, rüzgârın kokusu ve insanlarının sıcaklığıyla karışınca, Derya artık geçmişini bir süreliğine arkasında bırakabildiğini fark etti.
Bir yanıt yazın